Kasten yaralama suçu, bir kişinin başkasının vücuduna acı veren, sağlığının ya da algılama yeteneğinin bozulmasına neden olan davranışı bilerek ve isteyerek gerçekleştirmesiyle oluşur. Türk Ceza Kanunu’nun 86. maddesinde düzenlenen suçun temel hâlinin cezası, 4 Haziran 2025 tarihinde yürürlüğe giren 7550 sayılı Kanun değişikliğiyle bir yıl altı aydan üç yıla kadar hapis cezasıdır. Yaralamanın ağırlığına, mağdurun kim olduğuna, silah kullanılıp kullanılmadığına ve ortaya çıkan neticeye göre ceza önemli ölçüde değişir; ölümle sonuçlanan yaralamada ceza on sekiz yıla kadar çıkabilir. Bu yazıda kasten yaralama suçunun unsurları, güncel cezaları, nitelikli hâlleri, şikâyet ve uzlaştırma rejimi, neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama (TCK 87) ve yargılama süreci açıklanmaktadır.
Kasten Yaralama Suçu Nedir?
Kasten yaralama, TCK’nın “Vücut Dokunulmazlığına Karşı Suçlar” bölümünde yer alır ve kişinin beden bütünlüğü ile sağlığını korur. Suçun oluşması için mağdurun vücudunda mutlaka bir yara açılması gerekmez; vücuda acı veren her davranış, sağlığın bozulması veya algılama yeteneğinin etkilenmesi de yaralama sayılır. Örneğin tokat atmak, itip düşürmek, kişiye ilaç vererek bilincini etkilemek de bu kapsamda değerlendirilebilir.
Suç herkes tarafından işlenebilir; failin veya mağdurun belirli bir sıfat taşıması gerekmez. Ancak mağdurun kimliği bazı hâllerde cezayı artıran nitelikli hâl oluşturur.
Kasten Yaralama Suçunun Unsurları Nelerdir?
Maddi Unsurlar
Suçun maddi unsuru; vücuda acı verme, sağlığın bozulması veya algılama yeteneğinin bozulması neticelerinden en az birinin gerçekleşmesidir. Fiil icrai bir hareketle işlenebileceği gibi, TCK’nın 88. maddesi uyarınca ihmali davranışla da işlenebilir. İhmali davranışla işlenen kasten yaralamada verilecek ceza üçte ikisine kadar indirilebilir.
Manevi Unsur
Kasten yaralama ancak kastla işlenebilir; fail neticeyi bilerek ve isteyerek hareket etmelidir. Dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılık sonucu istemeden yaralamaya neden olunması hâlinde ise kasten yaralama değil, TCK’nın 89. maddesindeki taksirle yaralama suçu gündeme gelir. Trafik kazası sonucu yaralanmalar bu ayrımın tipik örneğidir. İki suçun cezaları, şikâyet rejimi ve sonuçları birbirinden tamamen farklıdır.
Kasten Yaralama Suçunun Cezası Nedir?
7550 sayılı Kanun’la yapılan değişiklik sonrasında, 4 Haziran 2025 ve sonrasında işlenen fiiller bakımından güncel cezalar şu şekildedir:
| Fiilin Niteliği | Öngörülen Ceza |
|---|---|
| Temel hâl (TCK 86/1) | 1 yıl 6 aydan 3 yıla kadar hapis |
| Basit tıbbi müdahaleyle giderilebilecek yaralama (TCK 86/2) | 6 aydan 1 yıl 6 aya kadar hapis veya adli para cezası (kadına karşı işlenmesi hâlinde alt sınır 9 ay) |
| Nitelikli hâller (TCK 86/3) | Ceza yarı oranında artırılır; canavarca hisle işlenmesinde bir kat artırılır |
| Ölümle sonuçlanan yaralama (TCK 87/4) | 8 yıldan 12 yıla kadar; nitelikli hâllerde 12 yıldan 18 yıla kadar hapis |
Ceza hukukunda fiil, işlendiği tarihte yürürlükte olan kanuna göre değerlendirilir ve sonradan yapılan aleyhe değişiklikler geçmişe uygulanmaz. Bu nedenle 4 Haziran 2025’ten önce işlenen fiillerde temel hâlin cezası bir yıldan üç yıla kadar, basit tıbbi müdahaleyle giderilebilir yaralamanın cezası ise dört aydan bir yıla kadar hapis veya adli para cezası olarak uygulanır. Suç tarihi, dosyada uygulanacak ceza aralığını doğrudan belirlediği için her olayda ayrıca kontrol edilmelidir.
Basit Tıbbi Müdahale (BTM) Raporu Neden Önemlidir?
Yaralamanın basit bir tıbbi müdahaleyle giderilebilecek ölçüde hafif olup olmadığı, adli tıp raporuyla belirlenir. Bu rapor; suçun hangi fıkradan cezalandırılacağını, şikâyete tabi olup olmadığını ve verilecek cezanın türünü doğrudan etkiler. Yüzeysel sıyrıklar ve hafif kızarıklıklar genellikle BTM kapsamında kalırken; dikiş gerektiren kesiler, kemik kırıkları veya iç organ yaralanmaları BTM sınırını aşar. Bu nedenle rapora karşı itiraz hakkının kullanılması ve gerektiğinde yeniden rapor alınması, hem mağdur hem de şüpheli açısından sürecin en kritik aşamalarından biridir. Bu suça ilişkin savunma ve şikâyet süreçlerinin nasıl yürütüldüğü kasten yaralama suçunda avukat desteği sayfasında ayrıntılı olarak ele alınmıştır.
Kasten Yaralama Suçunun Nitelikli Hâlleri (TCK 86/3)
Suçun aşağıdaki hâllerde işlenmesi durumunda şikâyet aranmaksızın verilecek ceza yarı oranında artırılır:
- Üstsoya, altsoya, eşe, boşandığı eşe veya kardeşe karşı işlenmesi,
- Beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunan kişiye karşı işlenmesi,
- Kişinin yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle işlenmesi,
- Kamu görevlisinin sahip bulunduğu nüfuz kötüye kullanılmak suretiyle işlenmesi,
- Silahla işlenmesi.
Suçun canavarca hisle işlenmesi hâlinde ise ceza bir kat artırılır. “Boşandığı eş” ibaresi 2022 yılında 7406 sayılı Kanun’la maddeye eklenmiştir; dolayısıyla boşanma kesinleşmiş olsa dahi eski eşe karşı işlenen yaralama nitelikli hâl kapsamındadır.
Silah kavramı ceza hukukunda geniş yorumlanır. Ateşli silahlar ve bıçakların yanı sıra, somut olayda saldırıda kullanılmaya elverişli sopa, taş, kesici veya delici aletler de silah sayılabilir. Ayrıca sağlık kurum ve kuruluşlarında görev yapan sağlık personeline karşı görevleri sebebiyle işlenen kasten yaralamada özel kanun gereği ceza yarı oranında artırılır ve hükmedilen hapis cezası ertelenemez.
Neticesi Sebebiyle Ağırlaşmış Yaralama (TCK 87)
Yaralama fiili, failin doğrudan hedeflediğinden daha ağır bir sonuca yol açmışsa ceza kademeli olarak ağırlaşır.
Cezanın Bir Kat Artırıldığı Hâller
Yaralama; mağdurun duyularından veya organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflamasına, konuşmasında sürekli zorluğa, yüzünde sabit ize, yaşamını tehlikeye sokan bir duruma ya da gebe kadına karşı işlenip çocuğun vaktinden önce doğmasına neden olmuşsa ceza bir kat artırılır. Bu hâlde verilecek ceza, temel hâlde üç yıldan, nitelikli hâllerde beş yıldan az olamaz.
Cezanın İki Kat Artırıldığı Hâller
Yaralama; iyileşmesi olanağı bulunmayan bir hastalığa veya bitkisel hayata girmeye, duyu ya da organlardan birinin işlevinin yitirilmesine, konuşma veya çocuk yapma yeteneğinin kaybına, yüzün sürekli değişikliğine ya da gebe kadında çocuğun düşmesine neden olmuşsa ceza iki kat artırılır. Verilecek ceza, temel hâlde beş yıldan, nitelikli hâllerde sekiz yıldan az olamaz.
Kemik Kırığı ve Çıkık
Yaralamanın vücutta kemik kırılmasına veya çıkığa neden olması hâlinde ceza, kırık veya çıkığın hayat fonksiyonlarındaki etkisine göre yarısına kadar artırılır. Adli tıp raporlarında kırığın ağırlığı derecelendirilir ve artırım oranı bu derecelendirmeye göre belirlenir.
Yaralama Sonucu Ölüm
Kasten yaralama sonucunda ölüm meydana gelmişse fail, temel hâl kapsamında sekiz yıldan on iki yıla kadar, nitelikli hâller kapsamında ise on iki yıldan on sekiz yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılır. Uygulamada en tartışmalı konu, failin öldürme kastıyla mı yoksa yaralama kastıyla mı hareket ettiğidir; kullanılan aletin niteliği, darbe sayısı, hedef alınan vücut bölgesi ve olayın gelişimi bu ayrımda belirleyici kabul edilir. Bu ayrımın nasıl yapıldığı ve öldürme kastının hangi ölçütlerle değerlendirildiği konusunda kasten öldürme suçu ve savunma süreci sayfası incelenebilir.
Kasten Yaralama Şikâyete Tabi midir?
Kural olarak hayır. Yalnızca basit tıbbi müdahaleyle giderilebilecek ölçüde hafif yaralama (TCK 86/2) şikâyete tabidir; bu hâlde mağdur, faili ve fiili öğrendiği tarihten itibaren altı ay içinde şikâyette bulunmalıdır ve şikâyetten vazgeçilmesi hâlinde dava düşer. Temel hâl (TCK 86/1), nitelikli hâller (TCK 86/3) ve neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama (TCK 87) ise şikâyete bağlı değildir; Cumhuriyet Başsavcılığı bu fiilleri kendiliğinden (resen) soruşturur ve mağdur şikâyetçi olmasa dahi dava açılabilir.
Kasten Yaralama Uzlaştırmaya Tabi midir?
TCK 86/1 ve 86/2 kapsamındaki yaralamalar ile ihmali davranışla yaralama (TCK 88) uzlaştırma kapsamındadır. Uzlaştırma, tarafların bir uzlaştırmacı aracılığıyla anlaşması hâlinde dosyanın dava açılmadan kapanmasına imkân veren bir kurumdur. Buna karşılık nitelikli hâller (TCK 86/3) ve neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama (TCK 87) uzlaştırmaya tabi değildir. Örneğin eşe karşı veya silahla işlenen yaralamada, yaralama hafif olsa bile uzlaştırma yoluna gidilemez.
Görevli Mahkeme ve Zamanaşımı
Kasten yaralama davalarında kural olarak asliye ceza mahkemesi görevlidir. Yaralamanın ölümle sonuçlandığı TCK 87/4 kapsamındaki dosyalarda ise ağır ceza mahkemesi görev yapar; bazı ağırlaşmış neticelerde de cezanın üst sınırına göre ağır ceza mahkemesinin görevi gündeme gelebilir. Dava zamanaşımı, temel hâlde sekiz yıldır; ağırlaşmış neticelerde cezanın üst sınırına bağlı olarak bu süre on beş yıla kadar uzayabilir.
Tutuklama, Adli Kontrol ve Diğer Kurumlar
Silahla işlenen kasten yaralama ile neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama, CMK’nın 100. maddesindeki katalog suçlar arasında sayıldığından bu dosyalarda tutuklama nedeni var sayılabilir. Bununla birlikte tutuklama zorunlu değildir; adli kontrol tedbirleri her zaman öncelikle değerlendirilmelidir.
Cezanın sonuçları bakımından şu noktalar önem taşır:
- Adli para cezasına çevirme: TCK 86/2 kapsamındaki yaralamada mahkeme doğrudan adli para cezasına hükmedebilir.
- Erteleme: İki yıl veya daha az süreli hapis cezaları, koşulları varsa ertelenebilir; ancak sağlık personeline karşı işlenen yaralamada erteleme yasağı bulunur.
- HAGB: Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumu, Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararı sonrasında 1 Ağustos 2024 itibarıyla yürürlükten kalkmıştır; bu tarihten sonra verilen hükümlerde HAGB uygulanmamaktadır.
- Haksız tahrik: Fiilin, mağdurun haksız bir hareketinin doğurduğu hiddet veya şiddetli elemin etkisiyle işlenmesi hâlinde ceza dörtte birinden dörtte üçüne kadar indirilir. Karşılıklı kavga olaylarında en sık uygulanan indirim nedenidir.
- Meşru savunma: Kendisine veya başkasına yönelik haksız bir saldırıyı orantılı biçimde defetmek için işlenen fiillerde faile ceza verilmez; orantının aşılması hâlinde ise duruma göre indirim uygulanır.
Soruşturma ve Dava Süreci Nasıl İşler?
Süreç genellikle olayın kolluğa bildirilmesi veya mağdurun şikâyetiyle başlar. Mağdur adli muayeneye sevk edilir ve yaralanmanın niteliğine ilişkin rapor alınır. Şüphelinin ifadesi, tanık beyanları, kamera kayıtları ve varsa olay yeri incelemesi delil olarak toplanır. Cumhuriyet savcısı, yeterli şüphe oluşursa iddianame düzenler; aksi hâlde kovuşturmaya yer olmadığı kararı (takipsizlik) verir. Kovuşturma aşamasında mahkeme delilleri değerlendirerek beraat, ceza veya düşme kararlarından birini verir. Karara karşı istinaf, koşulları varsa temyiz yoluna başvurulabilir.
Bu süreçte hem mağdur hem de şüpheli bakımından ilk günlerde yapılanlar sonucu büyük ölçüde etkiler. Darp raporunun zamanında alınması, kamera kayıtlarının silinmeden talep edilmesi, tanıkların doğru tespit edilmesi ve ifade aşamasında hakların bilinçli kullanılması bunların başında gelir. Bir Bursa Ceza Avukatı, dosyanın incelenmesi, adli tıp raporlarına itiraz edilmesi, haksız tahrik ve meşru savunma gibi hükümlerin dosyaya doğru yansıtılması, tutuklama ve adli kontrol kararlarına itiraz ile istinaf ve temyiz başvurularının süresinde yapılması aşamalarında sürece somut katkı sağlar.
Sık Sorulan Sorular
Basit yaralamada şikâyetten vazgeçilirse dava düşer mi?
Evet. TCK 86/2 kapsamındaki basit tıbbi müdahaleyle giderilebilir yaralama şikâyete tabi olduğundan, şikâyetten vazgeçilmesi hâlinde soruşturma aşamasında kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilir, dava açılmışsa dava düşer. Nitelikli hâllerde ise vazgeçme davayı sona erdirmez.
Tokat atmanın cezası nedir?
Tokat genellikle basit tıbbi müdahaleyle giderilebilir yaralama kapsamında kalır ve 4 Haziran 2025 sonrası fiillerde altı aydan bir yıl altı aya kadar hapis veya adli para cezası gerektirir. Fiilin eşe, boşandığı eşe veya kadına karşı işlenmesi gibi durumlarda ceza artar ve şikâyet şartı ortadan kalkabilir.
Eşe veya eski eşe karşı yaralamada ceza artar mı?
Evet. Üstsoya, altsoya, eşe, boşandığı eşe veya kardeşe karşı işlenen yaralamada şikâyet aranmaksızın ceza yarı oranında artırılır. Bu dosyalarda ayrıca 6284 sayılı Kanun kapsamındaki koruyucu ve önleyici tedbirler de gündeme gelebilir.
Kemik kırığına neden olan yaralamada ceza ne kadar artar?
Kemik kırılması veya çıkık hâlinde ceza, kırığın hayat fonksiyonlarına etkisine göre yarısına kadar artırılır. Artırım oranı, adli tıp raporundaki derecelendirme esas alınarak hâkim tarafından belirlenir.
Kasten yaralama suçunda tutuklama mümkün müdür?
Silahla işlenen yaralama ve neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama katalog suçlar arasında yer aldığından tutuklama kararı verilebilir. Ancak tutuklama istisnai bir tedbirdir; kaçma veya delil karartma şüphesi yoksa adli kontrol tedbirleriyle yetinilmesi gerekir.
Karşılıklı yaralamada her iki taraf da ceza alır mı?
Karşılıklı kavgada her iki taraf hakkında da ayrı ayrı soruşturma yürütülür. İlk haksız hareketin kimden geldiği, haksız tahrik indiriminin uygulanmasında belirleyicidir; saldırıyı orantılı biçimde defeden taraf bakımından ise meşru savunma nedeniyle ceza verilmemesi mümkündür.
Kasten yaralama adli sicile işler mi?
Mahkûmiyet kararı kesinleştiğinde adli sicile kaydedilir. Adli para cezaları da sicile işler. Cezanın infazından sonra koşulların oluşmasıyla kaydın adli sicilden silinmesi (arşive alınması) talep edilebilir.
Kasten Yaralama Dosyalarında Sürecin Doğru Yönetilmesi
Kasten yaralama, aynı fiilin adli tıp raporuna, mağdurun kimliğine ve ortaya çıkan neticeye göre birbirinden çok farklı cezalarla sonuçlanabildiği bir suç tipidir. Suç tarihi de uygulanacak ceza aralığını değiştirdiğinden, her dosyanın kendi delil durumu ve koşulları içinde değerlendirilmesi gerekir. Raporlara itiraz, delillerin zamanında toplanması ve indirim nedenlerinin dosyaya doğru biçimde yansıtılması, hem mağdur hem de suç isnadıyla karşılaşan kişi bakımından sonucu doğrudan etkileyen unsurlardır.
Av. Tamer Ayhan, Uluslararası Final Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunudur (2019 – 2023) ve Bursa Barosu’na kayıtlıdır (Baro Sicil No: 8889). Hukuk eğitimi öncesinde Sakarya Üniversitesi Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik bölümünü tamamlamıştır (2014 – 2018). Bursa’da ceza hukuku ve icra hukuku alanlarında hukuki danışmanlık ve dava takibi hizmeti vermektedir. Adli tıp, infaz uygulamaları, kişisel verilerin korunması ve AİHM kararları konularında eğitim ve seminerlere katılmıştır.



Yorumlar kapalıdır.